30 Mayıs 2011 Pazartesi

Kupa değil, yüzük peşinde

Dirk Nowitzki

NBA’de şampiyonluk kupaları takım sahipleri içindir. Bu yüzdendir ki diğer sporların aksine oyuncuların ağzından “kupa bizim olacak” ifadesi yerine, “yüzük istiyorum” cümlesi çıkar NBA basketbolunda. Nihai hedef, sadece şampiyonların sahip olduğu o şampiyonluk yüzüğünü takabilmektir.

1990’lı yıllarda Michael Jordan’ın 10 yüzükten altısını alması çok kalp kırdı. O emekli olduktan sonra üç kişinin hakimiyetinde geçti kupa seremonileri. 2000’li yıllarda ABD’deki kuyumcular; Tim Duncan, Shaquille O’Neal ve Kobe Bryant’ın parmak ölçülerini ezbere bilir oldu. Son 12 yüzüğün 10’u bu üçlüden en az birine gitti. Ne yazık ki, 1998’den bu yana ilk kez üçü birden final serisinde yok. Kabul etmek zaman alabilir, ancak 2011 NBA playoff’u NBA’de bir çağın kapandığının resmidir.

Yeni çağın nasıl başlayacağı final serisinde yanıt bulacak. Bir tarafta sadece o mücevherata sahip olabilmek için maddi-manevi bir sürü fedakârlık yapan oyunculardan kurulu bir takım var. LeBron James, Chris Bosh, Dwyane Wade, Udonis Haslem, Mike Bibby ve diğerleri başka takımlarda daha iyi bir görev almak yerine; sözleşmelerinden milyonlarca dolar feda ederek Miami Heat’te bir araya geldiler. Üstüne üstlük başlarında da 40 yaşında bir Filipinli var. Sezon boyunca antrenör Erik Spoelstra ile tartışıp, onun liderliğini reddeden tecrübeli yıldızlar, şimdi bu genç adamın gözünün içine bakıyor. Spoelstra’nın Miami’si olmaz denilen değişimi yaptı. Burnu büyük primadonnalar, artık kendini öne atmaktan çekinmeyen birer asker görünümünde. Dwyane Wade savunmayı başlatıyor, LeBron James oyunu kuruyor, sezon içinde Ömer Aşık’a yere atladığı için kızan Chris Bosh bile her ortadaki topa plonjon yapmaktan çekinmiyor… Herkes takım için en doğrusu neyse onu yapıyor. Miami’nin “süper kankaları” şüphesiz ki kariyerleri boyunca birçok yüzük kazanacaklar. Esas soru, bu hikâyenin 2011’de başlayıp başlamayacağı…

Finale Batı yakasından gelen takım Dallas Mavericks. Onlar Miami’nin aksine, uzun bir hikâyeyi mutlu sonla bitirmenin peşindeler. Daha önce iki final kaybetmiş Jason Kidd, 2006 final serisinin acısını içinde hâlâ taze tutan Jason Terry, konferans finalinde iki kez püskürtülmüş Shawn Marion, Robert Horry-zede Peja Stojakoviç ve tabii ki Dirk Nowitzki. Emekliliğinde tarihin en büyük oyuncularından biri olarak anılacak Nowitzki, kariyeri boyunca hiç şampiyonluk kupası kaldırmadı. 1996’da Almanya ikinci ligi finalinde, 2005’te Avrupa Şampiyonası finalinde, 2006’da NBA finalinde hep kaybetti Nowitzki. Şimdi bir şampiyonluk şansı daha var. Bu sefer etrafında hayatı boyunca kaybetmiş bir sürü yıldız. Belki de bu yüzden hücumda topu paylaşıyorlar, en doğru yerde durup en doğru şutu seçiyorlar ve göze hoş gelen basketbol oynayarak finale kadar yükseldiler. Dallas’ın “Kaybedenler Kulübü” sadece ve sadece birlik olarak kazanabileceklerini iyi biliyor.

2011 NBA Final serisinin hikâyesidir: Bakalım “Süper Kankalar” mı yoksa “Kaybedenler Kulübü” mü kazanacak? Yeni çağın başlangıcı için daha iyisi olamazdı!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme