1 Haziran 2011 Çarşamba

Miami’nin çocuğu Haslem

Haslem'ın sırtındaki Florida haritası dövmesi

Kariyerindeki 11. NBA sezonunda ilk kez final oynama fırsatı yakaladı Mike Miller. Belki de en hazırlıksız yakalandığı dönemdi bu. Sol el baş parmağındaki sakatlığı canını yakıyordu, fakat bu fırsatı kaçıramazdı. 31 yaşındaki forvet, bu yüzden doktorların ameliyat yönündeki telkinlerini sezon sonuna erteledi. Ancak Miller’ın parmağındaki ağrıları unutturacak kadar önemli başka sorunları vardı. Doktorlar, birkaç gün önce doğan kızının kalbinde dört delik olduğunu tespit ettiğinden bu yana başka bir şey düşünmez olmuştu Mike Miller. Ne şampiyonluk yüzüğü, ne sakatlıklar, ne de basketbol. Çok şükür ki, maçtan iki gün önce taburcu edildi Miller’ın bebeği. Yine gözetim altında, fakat işler daha iyiye doğru gidiyor.

Mike Miller’ın acısını takımdaki en yakın arkadaşıyla paylaşmasından doğal bir şey olamaz. 1999’da Florida Üniversitesi’nde başlayan Udonis Haslem-Mike Miller dostluğu, yıllar sonra yine Florida eyaletinde zirve yaptı. Belki LeBron James-Dwyane Wade ikilisi kadar çok ilgi görmüyorlar ama Miami’nin esas köklü dostluğu onlara ait. En yakın arkadaşını maça hazırlamak için çok çaba sarf eden Udonis Haslem, kendisi de imkansız bir görev üstlendi.

Sol ayağındaki sakatlık yüzünden daha önce sezonu kapattığı açıklanan Haslem, olağanüstü bir tedavi sürecinin ardından playoff’ta sahaya çıktı. Zaten 2.03’lük pota altı oyuncusunun Miami’de kalma sebebi Mayıs ayının sonunda hâlâ basketbol oynayabilmekti. Denver’ın önerdiği 34 milyon doları elinin tersiyle itip, 20 milyon dolara Miami’de kalmıştı. Eh, kendisini şimdi riske etmezse ne zaman edecekti?

Haslem’in parke üzerindeki görevi Dirk Nowitzki’yi durdurmaktı. Hani şu playoff boyunca %50’nin üzerinde isabetle 28.3 sayı ortalaması tuttran; Portland’ın, Lakers’ın, Oklahoma’nın dörder beşer farklı savunmacıyla durdurmaya çalıştığı Nowitzki’yi... Haslem ne yapması gerektiğini iyi biliyordu ve başarıyla uyguladı. Dirk belki maçı 27 sayıyla tamamladı ama kullandığı 18 şutun 11’ini kaçırdı. Haslem sayesinde. Belki herkes LeBron James’in, Dwyane Wade’in son çeyrekteki kritik basketlerinden bahsedecek. Ancak final galibiyetinin bir numaralı kahramanı Miami’de doğan, tüm eğitim yaşantısını Miami’de geçiren ve milyonlarca dolar daha az kazanmak uğruna Miami’de kalan Udonis Haslem’dır. Eğer Florida’daki sporseverler biraz Türk tribün jargonuna bulaşsalardı, American Airlines Arena’yı “Miami’nin çocuğu Haslem” tezahüratı inletirdi ikinci maçta. Zira o tüm saygıları hak ediyor.

Neticede bu iş takım oyunu. İş Dirk Nowitzki'yi yavaşlatmakla bitmiyor. Koç Erik Spoelstra'nın savunma taktiklerinin de altını çizmek lazım. Dwyane Wade'i kendisinden daha uzun Shawn Marion ile eşleştirme riskini göze alan Spoelstra, ilk yarıda 12 sayı atan Jason Terry'yi ikinci yarıda LeBron James ile savunmayı tercih etti. Sonuç: ikinci yarıda sahadan silinen Terry, sıfır sayıda kaldı. Savunma sertliği öyle bir hal aldı ki, bomboş şutları bile kaçırır oldu Dallas’ın yıldızları. Evet, finalde ilk turu “süper kankalar” aldı. Ancak kimse yerden kalkma konusunda Dallas’ın “Kaybedenler Kulübü”nden iyi olamaz. Mavs hafife alınamaz.

NOT: Bu yazı, NBA Final Serisi ilk maçının ardından Milliyet Gazetesi için yazılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme