23 Nisan 2016 Cumartesi

Jordi Bertomeu Özel



Galatasaray ve Fenerbahçe'yle başlamak istiyorum. İki Türk takımı, ULEB'in düzenlediği iki organizasyonda zirveye çıktılar. Fenerbahçe Euroleague Final Four'unda, Galatasaray ise Eurocup finalinde. Bununla ilgili neler hissediyorsunuz?
Bence bu bir sonuç. Son yıllarda tanıklık ettiğimiz Türk basketbolunun gelişiminin bir kanıtı. Bu başarılar da o gelişimin doğal bir sonucu. Bence iki takım da Euroleague ve Eurocup'ta harika iş yaptılar. Hak ederek geldiler. Türk taraftarı bu iki kulübün finaller oynamasından dolayı gurur duymalı.

İstanbul'da iki salonda da yaratılan atmosferden dolayı mutlu musunuz?
Kesinlikle. Çok sıcak ve çok güzel bir atmosfer var. Sıcak, çünkü taraftar takımını tutkuyla ve doğru bir şekilde destekliyor. Bu sezon maçlarda herhangi bir sorun yaşamadık. Hepimiz için iyi bir gösterge.

Euroleague çeyrek finali devam ediyor ve esas festival, Final Four yaklaşıyor. Heyecanlı mısınız?
Evet, çok heyecanlıyız ve aynı zamanda çok konsantreyiz. Çünkü esas sorumluluğumuz tüm taraftarımıza yüksek kalitede bir ürün sunabilmek. Bizim için parti yapma zamanı değil, ancak Berlin'e gelecek seyirciler ve takımlar için partiyi hazırlamamız gerekiyor. Tıpkı geçen senelerde olduğu gibi çok iyi bir atmosfer yaratacağımızdan eminim.

Berlin'in bir Euroleague takımı yok. Alman taraftarın Final Four'a tepkisi nasıl?
Bence aldığımız tepkiler çok iyi. Unutmamak lazım, Final Four biletleri Aralık ayında tükenmişti. Biletlerin büyük bir kısmı Alman pazarında satıldı. Bence basketbol Almanya'da her gün daha da popüler hale geliyor. Final Four gibi bir organizasyonu Almanya'da düzenlemek de oyunun kalitesini artırma amacı güdüyor.

Hep güzel şeylerden bahsettik, ancak hayat bu. Basketbol da hayat gibi, mutlu olduğunuz durumların yanında mutsuzluklar da var. FIBA - Euroleague savaşı hakkında neler söylersiniz? Bunu bir savaş olarak nitelendirebilir miyiz?
Bizim açımızdan bu bir savaş değil. Çünkü 16 senedir kulüp yarışmalarını biz düzenliyoruz. Gelecekte de böyle olacak. Biz bir savaşta değiliz. Geçen ay FIBA çok net bir mesaj göndererek bu organizasyonu da kendisi düzenlemek istediğini söyledi. Ancak kulüplerin de mesajı çok netti ve onlar da bunun gerçekleşmesini istemediklerini ve mevcut düzende kalmak istediklerini söylediler. Bu da çok mantıklı çünkü bu yapı kulüpler tarafından yönetilen profesyonel bir yapı. Üstelik 16 yıldır verimli ve başarılı da oluyor. Yani biz savaşta değiliz ve umarız FIBA kulüplerin ne istediğini dinler ve anlar. Yoksa tüm bu olayların başlamasına önayak olan taraf FIBA'dır.

İlginç bir durumdayız. Galatasaray Eurocup'ı kazanırsa gelecek sezon Euroleague'de olacak. Başka bir Türk takımı da Eurocup'a katılacağını açıklamadı çünkü Türkiye Basketbol Federasyonu Eurocup'a giden takımları ligden atacağını duyurdu. Eğer Galatasaray kupayı kazanamazsa, ceza alacağı açıklandı. Bu zor bir durum değil mi?
Bu zor bir durum değil. Bu FIBA'nın ikiyüzlü ve tutarsız duruşunun bir kanıtı. FIBA, kendilerine göre Eurocup'ın yasal bir organizasyon olmadığını söylediler. Ancak Euroleague de aynı şirket tarafından yönlendiriliyor. Bunun sebebini kimse anlamıyor. Bu işin arkasında birçok farklı şey var. Bizim hissiyatımız şaşkınlık. Şaşkınız çünkü FIBA'nın neden bu kaosu provoke ettiğini anlamıyoruz. Çünkü onlar yapıyor bunu. Şaşkınız çünkü sporda sonuçların erdeminden bahsedip, Olimpiyat Oyunları'na katılma hakkını elde etmiş Avrupa şampiyonu ülkeyi Rio 2016'dan atmakla tehdit ediyorlar. Şaşkınız çünkü ulusal federasyonlar buna karşı bir duruş sergilemiyor. FIBA'nın bu tehdidi bütün kurallara aykırı. Yani bu durumda birçok sürpriz var. Dürüst olmak gerekirse, biz bu olup biteni anlamıyoruz. Yardımcı olmaya çalışacağız. Bence bunu çözmek şu anda bizim işimiz değil, her federasyon kendi sorununu çözmeli. Özellikle Olimpiyat Oyunları'ndan bahsediyorum, FIBA'nın herhangi bir yasal dayanağı olmadan Litvanya ya da İspanya'yı Olimpiyat'tan atmasını ülke federasyonları neden kabul eder, anlamıyorum. Çünkü bu hakkı parkede elde ettiler. FIBA'nın söylediği de bu, spor sonuçlarını korumak ve saygı duymak gerektiğini ifade ediyorlar. Bunu ilk dile getiren kendileri, ancak saygı duymuyorlar. Yani burada tutarsızlık ve ikiyüzlülük var. Bunun sonucunda FIBA'nın hiçbir güvenilirliği kalmamıştır. İki-üç hafta önce söylediklerinin tam tersini yapıyorlar. Ceza olmayacağını söylemişlerdi, şimdi cezalar için toplanıyorlar. Ne yazık ki bu duruma düştük. Umarım FIBA bir an önce harekete geçer, çünkü şu anda ortalık karmakarışık.

Ülkelerin Avrupa Basketbol Şampiyonası ya da Olimpiyat Oyunları'ndan men edilmesini istemiyor olmalısınız. Bu basketbola da zarar verir.
Kesinlikle. Ben buna yardımcı olabileceğimizi düşünüyorum. Federasyonlar kendilerini koruyamayacak durumdalar, biz de "bunu nasıl yaparız" diye düşünüyoruz. Milli takımlar, basketbol için çok büyük önem taşıyor. Önemli çünkü seyirciler milli maçları seviyor ve onlar için de çalışmalıyız. Kulüpler bizde; Eurobasket, Dünya Kupası ve Olimpiyat'ta oynamak isteyen oyuncular bizde... Onların da bu ilgilerini korumak zorundayız. Eğer federasyonlar pasif kalırsa, biz aktif olmak zorundayız. Ancak öncelikle ulusal federasyonlar bu sorumluluğu almalı.

Euroleague ve Eurocup'tan bahsedelim. Euroleague'de 16 takım var ve bunların 11'i A Lisanslı. Bu yüzden bazı ülkelerin şampiyonları Euroleague'e katılamayacak. Gelecekte bir genişleme düşünüyor musunuz? Ülkelerin şampiyonlarını nasıl Euroleague'e dahil edeceksiniz?
En başından beri 16 takımın bir geçiş dönemi olduğunu duyuruyoruz. 16 takıma indirmemiz, yeni yarışma düzeninin bir sonucu. Çünkü lig şeklinde oynamak daha fazla tarihe ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Biz yerel liglerin takvimine de zarar veremeyiz. Tek kombinasyon, 16 takımla oynamak. Ancak niyetimizin bu sayıyı artırmak olduğunu açıkladık. Çünkü Avrupa'da bazı takımlar Euroleague'de oynamayı çok istiyorlar ve potansiyelleri de var. Yakın gelecekte takım sayısını artırmayı düşünüyoruz.

Bu sezonki Eurocup takımları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? FIBA çok net bir şekilde Eurocup'a katılan takımların milli liglerden men edileceğini açıkladı. Federasyonlar takımları men etmezse, onlar ceza alacak. Bazı takımlar kendi liglerinden kovulma tehdidiyle karşı karşıya. Büyük de bir gelir kaybına uğrayacaklar. Sizin tepkiniz nedir?
Biz takımlarımızı koruyacağımızı açıkladık. Gelecek sezon Euroleague ve Eurocup'a katılmak istediklerini söyleyen 40 takımımız var. Yapabileceğimiz her şekilde onları koruyacağız. Gerekirse mahkemeye gideceğiz ve tüm savunmayı yapacağız. Temel olarak isteğimiz, bu işe dahil olan herkesi tek bir masa etrafında toplayıp bir çözüm bulmak. Çünkü bu durum ileriye gitmiyor, daha kötüye gidiyor. Şimdi ulusal federasyonlar bu işin ortasında kaldı. Neden olduğunu kimse bilmiyor. Onlar bunun sorumlusu değiller. Tek sorumlu var, FIBA.

Yani FIBA'yla iletişime açıksınız...
Israr ediyorum. Ancak sizinle konuşmak istemeyen biriyle konuşamazsınız. Ne zaman masaya oturmak isterlerse orada olacağız. Fakat burada sürekli bir tutarsızlık var. Şunu görmek çok üzücü, burada olmamızın sebebi -söylediklerine göre- iyi bir kupa teklif etmesi ve takımların bunu reddetmesi. Şimdi bunun vahşi sonuçlarını yaşıyoruz. Normal şekilde çözemediler, şimdi de herkesi cezayla tehdit ediyorlar. Bu adil değil. Yasal değil ama adil de değil. FIBA'nın yerinde olsaydım, benim kupamda yer almak istemeyen takımları ben de istemezdim. Bu çok tartışmalı bir durum. Euroleague açısından bakarsak, bize katılmak isteyen herkese kapımız açık. Eğer FIBA'ya gitmek isteyen olursa onları da anlayıp saygı duyarız. Bence bu tip durumlarda böyle bir yaklaşım göstermeliyiz.

Euroleague ve Eurocup'ta 40 takımın olduğunu söylediniz. İleride küme düşme ve yükselme olabilir mi?
Evet, bu da programımızın bir parçası. İki yıl önce bu konudaki vizyonumuzu açıklamıştık. Doğru zaman geldiğinde, Eurocup ve Euroleague'deki takımların küme düşüp çıktığı yeni sisteme geçebiliriz. 40 takım sayısı da bu konsepte göre seçildi. Muhtemelen birkaç sezon içinde bunu yapamayacağız, biraz daha zamana ihtiyacımız var. Fakat görüşümüz bu şekilde.

Kaç takım düşünüyorsunuz? İki, üç, dört?
Eğer küme düşme ve yükselmeden bahsediyorsanız, birinci ve ikinci ligde kaç takım olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Eğer birinci ligde 16 takım varsa, dört takımın düşüp çıkması bir anlam ifade etmez. 20 ya da 24 takımlı birinci liginiz olursa, o zaman üç-dört takımın çıkmasından bahsedebilirsiniz. Bu duruma göre değişir. Temel olarak küme düşme ve çıkma konsepti, üzerinde çalıştığımız bir detay. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme