7 Haziran 2011 Salı

Dönüşü muhteşem oldu

Teksas'lı Bosh

NBA Final Serisi Üçüncü maçında Miami Heat, deplasmanda Dallas Mavericks’i 88-86 yenerek 2-1 öne geçti. Galibiyeti getiren basketi, kariyeri boyunca Dallas’ta hiç maç kazanamamış Chris Bosh attı

Dallas deplasmanında kazanmak NBA’deki herhangi bir takım için yeterince zor bir görev. Söz konusu Miami Heat olunca, zorluk derecesi iki kat daha artıyor. Örneğin Dwyane Wade, kariyeri boyunca yedi kez gitmiş Dallas deplasmanına, Udonis Haslem 10 kez. İkisi de sadece bir kez kazanabilmişler. Dahası var: Mike Miller 15 ziyaretinde tek galibiyet elde edebilirken, LeBron James sekiz gelişinde iki kez gülerek ayrılmış American Airlines Center’dan. Ancak en kötü karne Chris Bosh’ın. Kariyerinde sekiz kez Dallas deplasmanına giden Bosh, hiç galibiyet elde edememiş.

Üstelik onun için Dallas deplasmanlarının önemi başka. Ne de olsa doğup büyüdüğü şehir orası. Lise son sınıftayken takımıyla oynadığı 40 maçı da kazanarak ulaşılması güç bir rekorun altına imza atmıştı. Zaten Bosh, birkaç sene önce de Teksaslı olmaktan ne kadar gurur duyduğunu All-Star oylaması için yaptığı özel videoda kovboy kıyafetleri giyerek göstermişti. Eve dönüş kişisel olarak Chris Bosh’ı hep mutlu etse de, profesyonel kariyerinde bir türlü mutlu ayrılamamıştı Dallas’tan. Ailesine ve birlikte büyüdüğü çocukluk arkadaşlarına henüz bir galibiyet izletememenin bir burukluğu vardı içinde.

Üçüncü maç öncesinde bu talihini değiştirmekte kararlıydı Chris Bosh. İlk olarak geçmişiyle tüm bağını kısa bir süreliğine de olsa kesmeye karar verdi. Telefon numarasını değiştirdi ve çekirdek ailesi dışındakilerin onu aramasını engelledi. Artık bilet talepleriyle uğraşmak zorunda kalmayacaktı. Gerçi serinin ilk iki maçına etrafında yakınları olmadan da felaket oynamıştı Bosh. 34 şutunda yalnızca dokuz isabet bularak eleştiri oklarının hedefi haline gelmişti. Bahaneye ihtiyacı yoktu yani, kötü oynuyordu.

Üçüncü maç başladığında işler kötü gidiyordu. Dallas’ta kaybetmeye alışık olan Miami’de Dwyane Wade göz alıcı bir basketbol ortaya koyarken, Bosh ortalarda yoktu. İlk yarıdaki dokuz şutunda yalnızca iki isabet bulabilmişti yıldız forvet. İkinci yarıya başlarken işler biraz değişti. Önce LeBron James, sonra da Dwyane Wade’in asistleriyle üst üste iki basket buldu Chris. Kendine geldi. Esas numarasını maç sonuna saklamıştı.

39.6 saniye kala durum 86-86’yken molada herkes antrenör Erik Spoelstra’ya odaklanmıştı. Koç, Wade ve LeBron üzerine çizdiği oyunu anlatırken, Chris Bosh da Udonis Haslem’ı kenara çekti: “Eğer ikisinden birisi penetre ederse, bana perde yap ki boş kalayım.” Bosh’ın hesabı tuttu. Wade penetre sonrası LeBron’a pas verdi. James’in etrafına iki kişi geldi hemen. O esnada Haslem perdeyi yaptı ve Bosh bomboş kaldı. James’in olağanüstü pası sayesinde topla buluşan Chris, maçı kazandıran basketi attı: 88-86. Nihayet memleketinde bir maç kazanabildi Chris Bosh. Hem de en doğru zamanda. Belki numarasını değiştirmeseydi, daha da çok tebrik alabilirdi. Neyse, zaten kutlamalara başlamak için iki galibiyete daha ihtiyacı var zaten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme