13 Nisan 2016 Çarşamba

Obradoviç'e Rakip Olmak



Yıl 2011. Euroleague'in favorisi Barcelona, ev sahibi avantajı olduğu seride Panathinaikos'la karşılaşıyor. Tüm yorumlar, bütün analizler Barça'nın seriyi geçeceği yönünde. Ancak Zeljko Obradoviç, ilginç bir şey yapıyor. Victor Sada ve Ricky Rubio'nun şut tehdidi olmamasından faydalanıp, box-and-one adı verilen, yıllardır modern basketbolda kullanılmayan bir savunma stratejisi geliştiriyor. Sada ve Rubio'yu riske ediyor. Üstelik Dimitris Diamantidis ve Nick Calathes gibi topu seven iki fizikli oyun kurucuyu neredeyse bütün maç yan yana oynatıyor. Playoff serisine kadar Diamantidis ve Calathes'in yan yana oynadığı dakika sadece dokuzdu... Panathinaikos seriyi kazanıp, sonrasında da Euroleague şampiyonluğuna ulaşıyor.

Yıl 2016. Son şampiyon Real Madrid, Avrupa'nın en iyi oyuncularından biri olan Jan Vesely'den yoksun Fenerbahçe'yle karşılaşıyor. Çoğunluk, Vesely'siz Fenerbahçe'nin çok zorlanacağı görüşünde. Ancak Zeljko Obradoviç, ilginç bir şey yapıyor. İkinci çeyrekte Nikola Kaliniç'i beş numara oynattığı, Bobby Dixon – Kostas Sloukas – Bogdan Bogdanoviç – Gigi Datome'li beşle sahada yer alıyor. Hücumda alan açıp, sürekli saldırarak Real Madrid'i ilk maçta sürklase ediyor. Playoff serisine kadar bu beş oyuncunun yan yana oynadığı dakika toplamını merak eden varsa, boşuna incelemesin: SIFIR. Tüm sezon boyunca birbiriyle ilk kez oynayan bir beş sahaya sürüyor ikinci çeyrekte Obradoviç. Ve verim alıyor.

İşte sekiz Euroleague şampiyonluğu bulunan Zeljko Obradoviç'in alamet-i farikası bu: Onu öngörmek mümkün değil, sadece yaptıklarını analiz edebilirsiniz.

Üstelik maça iyi başlayan taraf Real Madrid'di. Pablo Laso'nun Bogdanoviç'i en iyi kısa savunmacısı Sergio Llull ile tutmayı tercih etmesi işe yaramış, sürekli topa atlayan uzunların da yardımıyla Real Madrid, Bogdanoviç'i kilitlemişti. Bu esnada fizikli Jeff Taylor ile Dixon'ı savunan konuk ekip, Fenerbahçe'nin oyun kurucusunu da yıpratmayı başarmıştı. Çözüm üretmesi gereken taraf, Fenerbahçe'ydi. Ancak Laso sağolsun, beş dakika sonrası gelen televizyon molasının dönüşünde bu kararından vazgeçti. Llull savunmada Dixon'ı alırken, savunma farkındalığı düşük Taylor da Bogdanoviç'e gitti. Sonuç: Bogdanoviç'in ikili oyun sonrası gelen üçlüğü ve akmaya başlayan Fenerbahçe hücumları.

İlk kurşun geldikten sonra, Fenerbahçe'nin maç önü planı tıkır tıkır işlemeye başladı. Real Madrid boyalı alan dışına püskürtüldü, savunma ribaundu sonrası Real'e karşı bulduğu boşluklarda dört-beş saniye içinde basketler geldi ve oyun sete oturduğunda topsuz hareketlilik ve paylaşma prensibiyle sonuca gidildi. İlk 22 dakikada sekiz asist yaptı Fenerbahçe. Bu noktada, ikinci çeyrekteki kısa beşin etkisi çok büyüktü.

Obradoviç, Kaliniç'i sahada tutmanın bir yolunu arıyor sene başından beri. Hücumda kısa forvet pozisyonunda oynayan Sırp oyuncunun şut tehdidi olmadığı için, iki numaraya kaydırıp onun sırtı dönük oyunundan bir atak noktası yaratmaya çalışıyor. Nitekim birçok maçta da bunda etkili oldu. Real'e karşıysa Obradoviç'in Kaliniç'ten verim almak için başka bir planı vardı. Onu beş numaraya, yani pivot pozisyonuna kaydırıp, daha çabuk olduğu bir pivota karşı (Lima ya da Reyes eşleşmelerinde) tepeden bire bir oynamasını sağladı. Kısa forvette topla yaratıcılığı olmayan Kaliniç, beş numarada hücumun ana noktası haline geldi ve temel yaratıcı göreviyle bir süre Fenerbahçe'yi hücumda taşıdı. Kaliniç'ten sonra Datome devreye girdi. İki basket de ondan gelince, Ekpe Udoh'un cirit atacağı ortam oluştu hücumda. Nitekim Udoh oyuna girdi, bu kez onun üzerinden işlemeye başladı Fenerbahçe hücumları.

Fark çift hanelere gelince, Fenerbahçe'de yorgunluk belirtilerinin yanında, skoru koruma içgüdüsü ortaya çıktı. Bu noktada pas trafiği ve topsuz hareketlilikten vazgeçti Fenerbahçe. Nitekim son 18 dakikada sadece iki asist yaptı sarı-lacivertliler. Üstelik ilk yarıda 14'te üç üçlük atan Real Madrid, ikinci yarıdaki ilk altı üçlüğünde üç isabet buldu. Tam kabus görmeye başlamışken, Pero Antiç çıktı bu kez sahneye. Kritik iki şutla Fenerbahçe'yi krizden çıkardı.

Son çeyrekte, yıllardır maç sonlarını oynamasıyla nam salmış biri ortaya çıktı: Kostas Sloukas. Her pozisyonda çembere gitti, her pozisyonda rakip savunmanın dengesini bozdu ve bir lider gibi ortaya çıktı. Belki savunmada isteneni yapamadı, ancak “mutlak saldırı” prensibinden hiç vazgeçmedi Fenerbahçe. İlk çeyrek Dixon, sonra Bogdanoviç, sonra Kaliniç, sonra Datome, sonra Udoh, sonra Antiç ve bitirici darbe için de Sloukas... Obradoviç'in kusursuz rakip analizi, o kusursuz analize uygun muhteşem maç planı ve o muhteşem planı sahada uygulayan kararlı oyuncular... Galibiyetin şifresi bu Fenerbahçe için. Herkes rolünü, sahneye çıkacağı zamanı ve repliklerini ezbere biliyordu. Bilmeyene de, kenardan sufleyi verdi zaten Obradoviç.

Taraftarın maça en az oyuncular kadar etki ettiği gecede, Real Madrid'i oyun dışı bıraktı Fenerbahçe. Barış Hersek'in oyuna girdikten 12 saniye sonra, henüz takımın faul hakkı dolmamışken, Sergio Rodriguez'e basket-faul yaptırdığı pozisyondan sonra hemen kenara alınması, Zeljko Obradoviç tarafından net bir mesaj takımdaki herkese: Burası Euroleague playoff'u, rakip de son şampiyon Real Madrid. Bu seride ama'lara, fakat'lara, bahanelere yer yok. 39 dakika 59 saniye değil, 40 dakikanın tamamında kusursuz olmak zorundasın. Anlatma zamanı değil, iş yapma zamanı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme