Sırbistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sırbistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2010 Çarşamba

Sırbistan-İspanya Maç Notları (İkinci yarı)




DÖRDÜNCÜ ÇEYREK

- Markoviç beş faul aldı. Bu sayede oynadığını fark etti.

- Biri not etsin! Rubio üçlük attı. Tarih yazmaz.

- Savanoviç inanılmaz oynuyor son çeyrek. Tıkanan Sırbistan hücumunu düzene soktu.

- Mumbru ve Tepiç arasında gerginlik. Tepiç yerde, Mumbru ayağa kalkmaya çalışırken bir daha yerde.

- Mumbru'nun düştüğü yerde Navarro da düştü. Tpo kaybı.

- İspanya alan savunmasına döndü. Tepiç'ten orta mesafe basketi.

- Navarro istediği zaman sayı atıyor gibi bir hava var.

- 05:46 var, Miloş Teodosiç'in ne zaman oyuna gireceğini merak ediyorum. Yazdığım saniyede oyuna girmesi de ilginç. Ancak gerçekten "Kelini görünce Altan girsin" demedim.

- Rudy Fernandez acayip bir basket+faul yaptırdı. İnanılmaz şeyler oluyor maçta!

- Miloş Teodosiç Semih Şentürk gibi. Kenarda oyunu iyi izlemiş. Alan savunmasına harika asistler yaptı. 4 buçuk dakika, 82-78 Sırbistan önde.

- Alan savunmasında ısrar etti Scariolo. Sonuç, Savanoviç'ten bir üçlük ve mola! 03:59 var, 86-78 Sırbistan önde.

- Kaan Kural "Atamaz bu", Marc Gasol "El üstünden turn around fade away"... Alıştığımız sahneler.

- Rudy Fernandez masaya koydu. Yumruğunu.

- Keşelj mola sonrası el üstünden inanılmaz bir üçlük attı. 01:39 kala skor 89-84, Sırbistan önde.

- Navarro büyük topçu, bir kenara not edin. En kritik yerde bir üçlük, bir de asist. 89-89. 25 saniye kaldı.

- TEEEOOOOOODDDDDOOOOOSSSSSSSİİİİİİİÇÇÇÇÇÇÇÇ!!!!!!

- 3.1 saniye kala Teodosiç işledi, işledi Sırbistan soyunma odasına yakın bir yerden, Garbajosa'nın eli üzerinden üçlük attı! Bu ana kadar 1/7 üçlükle oynamıştı!

- Top kaybı. Savanoviç'ten iyi savunma. Sırbistan yarı finalde!

_____________________________________________________________________________
ÜÇÜNCÜ ÇEYREK
- Devre arasında Rudy Gay'in bulunduğu locayı ziyaret ettim. "Turkey is a city" cümlesinin dil sürçmesi olduğunu söyledi, kefilim.

- İkinci yarıya İspanya müthiş başladı. Baskıyla Sırbistan'ın top kaybetmesine sebep oldular.

- Garbajosa maça gelaket başlamıştı. Yine kritik bir üçlük geldi.

- Düello başladı. Navarro'nun gökkuşağı şutuna karşılık Keşelj'nin üçlüğü geldi.

- İlk çeyreği izleyip çıkan birisine "Garbajosa 16 sayı attı" desem küfredip telefonu kapatır herhalde.

- Maçın sertlik seviyesi inanılmaz yükseldi. Kemik sesleri geliyor, harika!

- Llull-Navarro ve Rudy aynı anda sahada. Oyunu kim kuruyor derseniz, Allah'a emanet. Ribaund alıp tempoyu artırmak amaç.

- Veliçkoviç inanılmaz aktif. İlk çeyrek 10, ikinci çeyrek 0, üçüncü çeyrek 7 sayı oldu.

- Fran Vazquez her topa elini sokmakla kalmıyor. Hücum ribaundlarıyla da İspanya'yı taşıyor.

- Krstiç de büyük oyuncu olduğunu gösterdi. Müthiş maç oluyor!

- Son çeyrek öncesinde 67-64 Sırbistan üstünlüğü var!

Sırbistan-İspanya Maç Notları


İKİNCİ ÇEYREK

* Raul-Llull-Mumbru-Reyes-Vazquez
* Tepiç-Markoviç-Keşelj-Savanoviç-Krstiç

- Llull ile İspanya'nın set temposu çok yükseldi. İki pozisyon Sırbistan'ı dengesiz yakalayıp topu pota altına indirebiliyorlar. Reyes iyi bitiremiyor.

- Fran Vazquez savunmada takımı ateşledi. Üst üste iki blok!

- 7 dakika kala 29-28. Ivkoviç mola alıp Teodosiç'i soktu. Şimdi Ricky-Teodosiç eşleşmesi yine sahnede.

- Teodosiç'e baskıyı Llull yapıyor.

- Savanoviç'ten inanılmaz bir pas. Dip çizgideki Keşelj'yi buldular. Yanlış anlamayın, pası veren dört, şutu atan üç numara!

- Vazquez üst üste iki ribaund mücadelesinde İspanya'nın hücum ribaundu almasını sağladı. Kaan Kural'ın isyanı "Ayıptır, topu biraz da çocuğa verin!"

- Teodosiç'in faulüne sırtından vurulmuş tepkisi veren Ricky Rubio, milli takımdaki yerini almış.

- İspanya alan savunmasına çok ağır top çevirdi ama Rubio'nun müthiş penetresi sonucunda Gasol sayıyı buldu.

- Orkestra şefi Miloş Teodosiç iş başında. Krstiç işlemeye başladı.

- Alan savunmasına ikinci penetre, ikinci üçlük. İlkinde asist Navarro'dan, ikincisinde Rudy'den. İki üçlük de Garbajosa'dan.

- 2 dakika kala 44-38 Sırbistan üstünlüğü var. İspanya baskıya başladı. Hemen faul çalındı. Biraz sertliğe izin verilebilir.

- İlk çeyreğin 10 sayılı ismi Veliçkoviç sanki çok kenarda kaldı? Savanoviç saçmalamaya başladı.

- İlk yarı sonucu: Sırbistan: 49 - İspanya: 41
________________________________________________________


İLK ÇEYREK

* Teodosiç-Rasiç-Bjelica-Velickovic-Pekoviç
* Rubio-Navarro-Rudy-Garbajosa-Gasol

- Sırbistan savunmasının en önemli artısı yardıma gittikten sonra hızlı bir şekilde kendi adamlarına dönebilmeleri.

- Garbajosa iki pozisyonda unuttu Veliçkoviç'i. Ceza: iki üçlük.

- İlginç bir şekilde Bjelica hücumda aktif başladı maça.

- Veliçkoviç'in en büyük artısı, ribaundu alabildikten sonra topla birlikte hızlı hücum başlatabilmesi. Bir guard gibi top sürüyor.

- Garbajosa hücumda da felaket. Top kaybı yüzünden sayı yedi İspanya. Konsantrasyonu da bozuldu artık. Sahada sırıtan tek adam.

- 03:12 kala ilk mola İspanya'dan geldi. 7-0'lık seri sonrasında 20-13 öne geçti Sırbistan. Bjelica 10 sayı.

- Mola sonrası Felipe Reyes ve Raul Lopez oyunca. Seri 10-0 oldu ama Navarro'nun üçlüğü seriyi bozdu.

- Garbajosa'nın dışarı geç çıkmasını şutlarıyla cezalandıran Veliçkoviç, aktif bir şekilde kendisini yakından savunan Reyes'in üzerine driplingle gitmeyi tercih etti. Çok akıllıca.

- Navarro İspanya'yı tek başına ayakta tutmaya çalışıyor. 23 sayının 13'i ondan!

- Teodosiç iki pozisyon üst üste boy avantajı bulunan Raul Lopez'e karşı pota altından basket buldu. Sırbistan eşleşmeleri harika okyuyor.

- İlk çeyreği 27-23 Sırbistan önde kapadı.

26 Ağustos 2010 Perşembe

Cezalar Açıklandı



Sırbistan Basketbol Federasyonu: 20 bin İsviçre Frangı
Nenad Krstic: 3 maç + 45 bin İsviçre Frangı
Miloş Teodosiç: 2 maç

Yunanistan Basketbol Federasyonu: 20 bin İsviçre Frangı
Antonis Fotsis: 2 maç
Sofoklis Schortsianitis: 2 maç

Kaybeden Sırbistan, Türkiye ve ucuz cezalarla geçiştiren FIBA oldu. Sırbistan ilk üç maçında takımın iki temel direğinden yoksun.

Yunanistan-Türkiye maçı üçüncü karşılaşmaya denk geldiği için, Fotsis ve Sofo bizim maçta oynayabilecekler.

10 Ağustos 2010 Salı

Sırbistan ve biz


Sırbistan 2007’deki Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda dibe vurunca yeniden yapılanmaya gitmiş ve takımın başına Duda Ivkoviç’i getirmişti.

Kariyeri başarılarla dolu Ivkoviç’in Sırbistan Milli Takımı’nda değiştirdiği ilk şey, aslında bir işletme profesörünün yapacağından farklı değildi. Günümüz basketbolunun gerçeklerini gören Duda, kısa sürede bir “insan kaynakları” departmanı kurup görev tanımlarını belirledi ve elindeki en büyük yıldız Miloş Teodosiç’in üzerine bir takım inşa etti.

Verdiği görev tanımlarıysa kesindi. Teodosiç’in yanında iki numarada savunmacı ve topa hakim bir oyuncu. Üç numarada fizikli ve penetre edebilen bir forvet. Dört numarada dışarıdan şut tehdidiyle eşleşme sorunu yaran, içerideki oyuncuya alan açabilecek çabuk ayaklı bir forvet. Ve pivot bölgesinde çember çevresinde bulacak bir oyuncu.

Eurobasket 2009’da bu şekilde başarıya ulaşan Sırbistan, Adidas İstanbul Cup’ı da aynı sistemle süpürdü. Teodosiç’in yanında oynayacak savunmacılar birbirlerine çok benzer tipte oyunculardı: Ivan Pauniç, Stefan Markoviç ve Dragan Miloslavlyeviç. Hepsi de rakibin en skorer dış adamını bire bir savunabilecek müdafa uzmanları. Uzun kolları ve savunma bilgisiyle öne çıkıyorlar. Bu oyuncuların hücumda da aktif bir görevleri var aslında. Teodosiç rakip savunmalardan en çok baskı yiyen oyuncu olduğu için, top getirme konusunda ona yardım edecek; top almadığı zamanlarda yaptıkları perdelerle Miloş’un oyununu rahatlatacak isimler.

Kısa forvet pozisyonunda fizikli, çok yönlü ve atlet oyuncuları tercih eden Ivkoviç bu pozisyonda Nemanja Bjelica ve Marko Keselj’den faydalanıyor. Her ne kadar Sırbistan’ın en zayıf noktası bu pozisyon olsa da; kanattan pas rotasyonuna katkı yapan, içeri yüklenebilen ve şut tehdidi olan Bjelica-Keselj ikilisi takımın sisteminin doğru işlemesini sağlıyor.


Dört numarada Ivkoviç’in tercihi dışarıdan oynayan forvetler. Bu görev tanımının Avrupa’daki en önemli isimlerinden biri olan Novica Veliçkoviç, üçlükleri ve çabuk ayaklarının yanı sıra, ribaundlara da büyük katkı yapıyor. Veliçkoviç’in arkasına oyuncu bulmakta da zorlanmadı Sırbistan... Performansını sürekli artıran Duşko Savanoviç, Veliçkoviç’in yokluğunda takımın hücum gücüne önemli katkı sağlayabiliyor.

Sırbistan’ın pivotları, sistemde en önemli yere sahip. Her pozisyonda top mutlaka bir kez pota altına iniyor. Bu yüzden rakip savunmaların dikkatini çekecek kadar skorer, içeri-dışarı pas trafiğini sağlayacak kadar yumuşak ellere sahip olması önemli. Sırbistan kadrosu bu mevkiide de kalabalık. Kaptan Nenad Krstiç’in yanı sıra Kosta Peroviç ve Miroslav Raduljica görevi layıkıyla yerine getirebilen isimler. Bilhassa takımın hücumda tıkandığı noktalarda pota altı “acil durumda kırılacak cam” görevini üstleniyor.

Sonuç olarak tüm bu görev tanımlarını net bir şekilde takımına yerleştiren Sırbistan’da, oyuncuların performans ölçümleri de daha kolaylaşıyor. Kimin iyi kimin kötü oynadığına karar verebilmek, o değerlendirmeyi yapmak da bu sistem içinde daha basit, çünkü istenenler belli. Bizim durumumuzdan biraz farklı yani.


En büyük yıldızımız Hidayet Türkoğlu, takım arkadaşlarını saha içinde yücelten bir oyun yapısına sahip. Kadromuzun en büyük avantajlarını alt alta koyduğumuzda, Hido’nun diğerlerini daha iyi hale getirebilmesine fırsat veren bir sisteme sahip olmak Türkiye’nin başarıya ulaşmasını sağlar. Açıkçası, savunma kısmında gayet iyi görünüyoruz. Potansiyelimizin tamamına yakınını sahaya yansıttığımız söylenebilir. Fakat hücumda işler öyle değil.

Ömer Aşık ve Semih Erden gibi hareketliyken topla buluştuklarında skor tehdidi olabilecek pivotlar, Kerem Tunçeri ve Ender Arslan gibi pick&roll’u iyi oynayan guard’larla birleşince etkili olabiliriz. Ömer Onan’ın hızlı hücumlarını öne çıkarabilmek için rakip guard’lara yaptığımız baskıyla top çalabilmek de önemli. Dört numarada eşleşme sorunu yaratabilecek Ersan İlyasova’nın verimli olması için, saha paylaşımını iyi yapmak ve Ersan’ın üzerindeki yardımları azaltmayı amaçlamak gerek. Ersan’ın dört numaradaki avantajlarından vazgeçmekse çok geniş olmayan bu kadro için büyük bir risk.

Neticede Adidas İstanbul Cup bir hazırlık turnuvasıydı ve farklı denemelerle takımın yapabileceklerini görme fırsatı bulduk. Sonuçta Sırbistan’dan farklı bir tarzımızın olduğu ve bizim daha çok rakip düzeni bozmak üzerine kurulu bir sisteme sahip olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı. Bu şekilde başarıya ulaşmak mümkün, yeter ki hücumda en iyi yaptığımız şeyleri sahaya yansıtabilelim.