4 Ocak 2012 Çarşamba
Zach'in dizi
Geçen yıl bir Neurosport maçında sol diz ön çapraz bağım koptu. Sıçradıktan sonra yere düşünce dizim döndü. Öyle büyük bir acı hissettim ki, ben diz kapağımı yerinde bulamayacağımı düşünüyordum. Etrafımdakiler bir ses duyduklarını söylüyorlar ama ben onu hatırlamıyorum. Doç. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu harika bir ameliyat geçirmemi sağladı, fizyoterapist Murat Çağlar sayesinde de tekrar yürümeye başladım. O günlerden bu yana diz sakatlıklarıyla ilgili haberler daha çok dikkatimi çekiyor, içimde o acıyı hissediyorum. Benimki algıda seçicilik mi, gerçekten mi böyle oldu bilemedim, ancak 2011 yılında ön çapraz bağı kopan birçok sporcu var Türkiye'de. Franco Cangele, Mirsad Türkcan, Kerem Gönlüm ve Ersan Gülüm o sakatlıkları yaşadılar.
NBA'de de yeni sezonla birlikte sakatlıklar başladı. En çok içime oturan, Zach Randolph'un sakatlığıydı. Üzerine OJ Mayo düşünce, iç yan bağlarında yırtık oluşmuş. Yırtık ciddi değilse, ameliyatsız tedavisi de mümkün bu sakatlığın. Altı hafta boyunca enjeksiyonla bağın kendi kendini tamir etmesini sağlıyorlar. Sabri Sarıoğlu'nun yaşadığı sakatlık da böyleydi. İki hafta da fizyoterapiyle güçlendirme çalışmaları eklendi mi, yeniden kendine gelir. Ancak Zach'in sakatlığının daha dramatik bir kısmı da var. Randolph, bundan altı sene kadar önce aynı dizden artroskopik mikrofraktür ameliyatı olmuştu. Aynı ameliyatı geçiren Allan Houston, Chris Webber, Greg Oden, Jamal Mashburn gibilerinin durumunu biliyoruz. Özellikle uzunlarda sakatlık sonrası dönüşün hızlı olmaması gerekir. Bu yüzden sekiz haftadan bile fazla göremeyebiliriz Zach Randolph'u. Bu, Memphis için 2011-12 sezonunda işlerin daha da zor olacağı anlamına geliyor.
Yazık, geçen sene bu kadar iyi oynamışken, Rudy Gay'in dönüşüyle tam kadro olmuşken, takımın en iyi oyuncusunun sakatlanması da onlar için üzücü. Zaten daha önce Darrell Arthur sezonu kapamıştı, şimdi de Zach yok. Saygı duyduğum Lionel Hollins'in buradan nasıl bir dönüş yapacağını görmek istiyorum. İlk hamle Dante Cunningham olmuştu, şimdi Marreese Speights'i aldılar. Başka bir basketbol oynayacaklar bir süreliğine. Merakla bekliyoruz.
Etiketler:
Memphis Grizzlies,
NBA,
Zach Randolph
Sportif Aforizmalar #6
Gregg Popovich'in dünya görüşünden bahsetmişken, San Antonio Spurs'ün soyunma odasında yazan bir Jacob Riis sözünden bahsetmemek olmaz. Pop, bunu kadroda kaç dil konuşuluyorsa hepsine çevirtip asmış soyunma odası duvarına. İlham verici bir söz.
"Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa; ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz onda. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarım ki taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir…"Önceki postta da ifade edildiği gibi: Çok yaşa Pop!
Etiketler:
Gregg Popovich,
Sportif Aforizmalar
Kidd topu potaya at
Şampiyonluk yüzüğü takmak, NBA tarihinin gelmiş geçmiş en iyi oyun kurucularından biri olan Jason Kidd'e çok yakıştı. 38 yaşında olmasına karşın şampiyonluğa giden yolda Dallas Mavericks'in en önemli parçalarından biriydi. Atletizm yönünden çok eksiği var, ancak oyun bilgisi ve şeytani zekâsıyla bu eksikliğini gidermesini bildi. Kendisinden daha iri, daha hızlı ve daha genç oyuncuları iyi savundu. Kazanmak için ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Artık oyununu da çok değiştirdi. Eskisinden daha farklı şeyler yapıyor sahada. Peki bu olağanüstü zekâ, Dallas'ı bir sezon daha zirveye taşıyabilecek mi?
Öncelikle üç sayı istikrarını yakalaması çok önemli. Çünkü topu başka şekilde potaya attığı yok. Altı maç analiz yapabilmek için yeterli olmasa da, şu sayı birçok şey gösteriyor: Kidd'in altı maç itibarıyla kullandığı 31 şutun 28'i üçlük. %39 isabetle atıyor. Hatta StatsCube sağolsun, detayları da görebiliyoruz. Sadece tepe ve forvetlerden attığı üçlüklerde %42 isabet oranı yakalıyor. Dağıtıcı özelliğinin yanı sıra skorer olarak da takıma katkı yapabilmek istiyorsa, bu yüzdeyi sürdürmeli.
Jason Kidd'in kontratı bu sene sonunda bitiyor. Emekli olmak istemediğini daha önce söylemişti. Eskisi kadar hızlı ve kuvvetli olmasa da, sadece bu üçlük performansıyla bile 40'lı yaşlarının başında bile üst düzey takımlara katkı verebilir. Zira Kidd'in saha görüşü ve pas yeteneğine sahip herhangi birisi bulunmuyor ligde.
Bizim nesil, 90'larda büyük oyun kurucular izledi. Hepsini yavaş yavaş uğurluyoruz son yıllarda. John Stockton, Gary Payton, Mark Jackson, Tim Hardaway ve Rod Strickland gibileri gitti. O yüzden çocukluğumuzun büyük kahramanlarından Jason Kidd'in biraz daha olsa sahada kalması gerekiyor. Çünkü o, bizim çocukluğumuzla aramızda kalan tek bağ.
Sokakta oyna, kaldırımda izleyelim abi!
Etiketler:
Dallas Mavericks,
Jason Kidd,
NBA
3 Ocak 2012 Salı
Çok yaşa Pop!
Gregg Popovich'i diğer Amerikalılardan ayıran birçok özelliği var. Sırp babanın ve Hırvat annenin çocuğu. Altı sene Amerikan ordusunda, hava kuvvetlerinde görev yaptı. "Ordu Milli Takımı" olarak telaffuz edebileceğimiz bir askeri takımda basketbol oynadı. Lisansı Sovyet Bilimleri, yüksek lisansı Spor Bilimleri konusunda okudu. İstihbarat dersleri alıp, CIA'de çalışmayı düşünürken; esas tutkusu basketbolda ona bir iş fırsatı çıktı. California'da NCAA üçüncü ligi okullarından birinde çalıştı. O sırada eşi ve çocuğuyla birlikte okul yatakhanesinde kaldı. Geniş vizyonu, dünya görüşü, disiplini, çalışkanlığı ve zekâsıyla hayran olunacak bir kişilik Pop. Sinirli görünse de espirili bir insandır.
Kadrosu artık çok yaşlandı, ancak yine de iyi basketbol oynuyorlar. Ancak burada yer almasının sebebi bilgeliği. Star Tribune gazetesindeki sözleri dikkatimi çekti. Ricky Rubio ile ilgili konuşmuş.
Dünyanın senin gibilere ihtiyacı var, çok yaşa Pop!
"Ricky Rubio ve Manu Ginobili gibi oyuncular dünyayı dolaşıyorlar. Bizden daha kültürlüler. Herkes Amerikalılar dünyanın en iyisiymiş gibi konuşur. Kendimizle ilgili kibirli bir duruşumuz var, sanki en kültürlü insanlar bizmişiz gibi. Ciddi misiniz? Son dönemde televizyon izlediniz mi? Amerikalıların ne yaptığını görüyor musunuz? Kaçç dil konuşuyorsunuz ki? Bir de gelip bu insanların bizim kültürümüze uyum sağlayıp sağlayamayacağını mı soruyorsunuz? Umarım uyum sağlamazlar ve kendi kültürlerini korurlar."
Etiketler:
Gregg Popovich,
NBA,
Ricky Rubio,
San Antonio Spurs
5 Ekim 2011 Çarşamba
Rüya Takım
Avrupa basketbolunda yakın tarihin en büyük sürprizi şüphesiz ki Zalgiris Kaunas'tan gelmişti. Tyus Edney ve Saulius Ştombergas'ın etrafına kurulan ekipte kariyerinin sonlarına gelmiş Anthony Bowie, kariyerindeki ilk Avrupa sezonunu yaşayan George Zidek gibi oyuncular yer alıyordu. Dainius Adomaitis ve Zukauskas kardeşler görev adamı kontenjanından bu karmaya dahil olmuşlardı.
İşte bu yetenekli karmadan bir Avrupa şampiyonu yaratan isim koç Jonas Kazlauskas'tı. Hem de finalde Daniloviç, Rigaudeau, Sconochini ve Nesterovic gibi yıldızlardan kurulu Kinder Bologna'yı yenerek...
12 yıl önce Jonas Kazlauskas’tan kimse şampiyonluk beklemiyordu. Ancak o, kurduğu müthiş takım kimyası ve görev dağılımıyla kulüpler düzeyindeki bir numaralı kupayı Litvanya’ya getiren isim oldu. 2011 yılındayız ve Kazlauskas yine bir karma takımla yola çıkıyor. Ancak bu sefer beklentiler bambaşka. CSKA Moskova için şampiyonluk haricindeki her sonuç, başarısızlık olarak görülecek Rusya’da. Belki biraz insafsız, ama haklı temelleri olan bir beklenti bu. Zira CSKA Moskova, geçen yılki hayal kırıklığını atlatmak için Avrupa basketbolu tarihinin en güçlü takımlarından birini kurdu.
Transferler
JR Holden ve Trajan Langdon’ın emekli olmalarının yanı sıra Matjaz Smodis, Sergey Bykov, Boban Marjanovic ve Sani Becirovic’i kaybetti CSKA Moskova. Ancak CSKA taraftarının gidenlerin ardından gözyaşı dökmek için pek vakti olmadı. Gelenler listesine bakınca nedeni anlaşılabilir. Avrupa’daki en iyi iki oyun kurucudan birisi Miloş Teodosiç, en iyi pivot Nenad Krstiç ve en iyi kısa forvet Andrei Kirilenko’yu aldı bu yaz CSKA Moskova. Yetmiyormuş gibi geçen sezon tek başına bir Euroleague takımını sırtlayabileceğini gösteren Sammy Mejia da sırf kadroya derinlik katsın diye alındı.
Rotasyon:
PG: Milos Teodosic / Aleksey Shved / Anton Ponkrashov
SG: Jamont Gordon / Evgeniy Voronov
SF: Andrey Kirilenko / Ramunas Siskauskas / Sammy Mejia
PF: Viktor Khryapa / Andrey Vorontsevich / Darjus Lavrinovic / Nikita Kurbanov
C: Nenad Krstic / Aleksandr Kaun / Dmitry Sokolov
CSKA Moskova’nın 15 oyunculuk olağanüstü bir kadrosu var. Ancak “yıldızlar karması” oluşumlarında sık görülen ego çatışmasına izin vermeyecek şekilde kurulmuş bir kadro bu. Teodosiç’in yöneteceği hücumlarda, çeşitli şekillerde sayı bulabilirler. Nenad Krstiç gibi bir sırtı dönük hücum silahı CSKA’nın fark yaratmasını sağlayacak. Siskauskas gibi bir şutör, Gordon ve Shved gibi penetreci skorerler, Khryapa ve Kirilenko gibi forvetten oyun kurabilecek çok yönlü atlet oyuncular, Vorontseviç gibi uzun şutörlerle savunulması çok zor bir takım haline geldi CSKA Moskova. Siskauskas’ı iki numaraya çekip Teodosiç-Siskauskas-Kirilenko-Khryapa-Krstiç gibi uzun ve korkutucu beşe sahip olabilirler. Shved-Gordon-Meija-Vorontseviç-Kaun ile oyunun temposunu yükseltip rakibi yorabilirler. Sayısız kombinasyonla bambaşka basketbol oynayabilir CSKA bu sene.
Hedef
Tek kelime: Şampiyonluk.
Anahtar Kelime
Sağlık ve takım kimyası. Geçen sezon sakatlıklardan çok çeken CSKA Moskova sağlıklı kalır ve yeni yıla kadar takım kimyasını oturtabilirse Mayıs ayında İstanbul’da olmamaları için hiçbir sebep yok.
* Bu yazı 5 Ekim 2011'de NTVSpor.net'te yayınlandı.
Etiketler:
CSKA Moskova,
Euroleague
1 Ağustos 2011 Pazartesi
Sıradan Bir Smaç Değil
Kia'nın Blake Griffin için yaptığı reklam filmi. Smaç yarışmasından hemen sonra yayına sürülmüş. Güzel fikir.
Etiketler:
Basketbol,
Blake Griffin,
Video
Spor Tarihinde Bugün
NOT: Spor Tarihinde Bugün, NTV SPOR'da Coşkun Çelik'in hazrıladığı güzel bir program. İzleyici olarak bizim kanalın en sevdiğim kısımlarından biri. Coşkun Çelik yıllık izindeyken nöbeti devralmak bana düştü. Onun kadar olamasa da kendimizce bir şeyler karalıyoruz. 21 Temmuz - 1 Ağustos arasında nöbet bende, sonra alıştığınız kaleme geri dönecek Spor Tarihinde Bugün.
1 Ağustos 1996
Michael Johnson’ın tarihi dublesi
Atlanta’daki olimpiyat oyunları öncesi Amerika Birleşik Devletleri’nin öne çıkardığı en büyük yıldız, şüphesiz ki Michael Johnson’dı. Olimpiyat elemelerinde 19.66 koşarak Pietro Mennea’nın 17 yıllık 200 metre rekorunu kıran Johnson, Atlanta’ya çok formda gidiyordu. Hedef, olimpiyat tarihinde hiçbir erkek atletin yapamadığını yapıp, hem 200 hem de 400 metrede altın madalyaya ulaşmaktı.
Michael Johnson için üretilen özel ayakkabı, olimpiyat oyunlarının en popüler haberlerindendi. “Altın ayakkabılı adam” olarak anılan Michael Johnson için özel olarak üretilen çivili ayakkabıların sol teki 44.5; sağ teki 45 numara olarak hazırlanmıştı.
29 Temmuz’da dublenin ilk ayağını çok rahat tamamladı Johnson. 400 metre finalini bir saniye farkla kazandı. Artık gözler 1 Ağustos 1996’daki 200 metre finaline çevrilmişti. Frankie Fredericks ve Ato Boldon gibi önemli sprinterlere karşı yarışan Johnson, 19.32 ile dünya rekorunu kırdı ve tarihe geçti.
Johnson’ın 200 metre dünya rekoru 13 sene sonra Usain Bolt tarafından kırılsa da, Olimpiyat oyunları tarihinde hâlâ hem 200, hem de 400 metreyi kazanabilen bir erkek atlet bulunmuyor…
Etiketler:
Atletizm,
NTV SPOR,
Spor Tarihinde Bugün
31 Temmuz 2011 Pazar
Spor Tarihinde Bugün
NOT: Spor Tarihinde Bugün, NTV SPOR'da Coşkun Çelik'in hazrıladığı güzel bir program. İzleyici olarak bizim kanalın en sevdiğim kısımlarından biri. Coşkun Çelik yıllık izindeyken nöbeti devralmak bana düştü. Onun kadar olamasa da kendimizce bir şeyler karalıyoruz. 21 Temmuz - 1 Ağustos arasında nöbet bende, sonra alıştığınız kaleme geri dönecek Spor Tarihinde Bugün.
31 Temmuz 1994
Sergey Bubka 6.14’ü geçti
Atletizm tarihinin en büyük efsanelerinden birisi Sergey Bubka; kazanılabilecek tüm şampiyonlukların sahibi olarak bitirdi kariyerini. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan sonra Ukrayna adına yarışmaya başlayan Bubka, atletizm kariyeri boyunca toplam 35 dünya rekoru kırarak ulaşılması güç bir noktaya geldi.
Sergey Bubka’nın son dünya rekoru, 31 Temmuz 1994’te geldi. Rekor için iki bin metre yüksekliğindeki İtalyan Alpleri’nde bulunan Sestriere kasabasındaki yarışa katılan Rus atlet, 6.14’ü geçerek tarihin en iyi derecesinin altına imza attı. Esasında bu rekordan bir buçuk sene önce salonda 6.15’i geçmişti Bubka. 1994 yılından bu yana değil 6.14, Bubka’nın 17 senelik dünya rekorunun yanına yaklaşan bile olmadı. Gelişen teknoloji ve daha hafif, kuvvetli sırıklara rağmen 1998’den bu yana 6.05 veya üzerinde atlayabilen bir atlet yok.
Rus yıldız öyle bir referans kaynağı haline geldi ki, 27 dünya rekoru kıran Yelena Isinbayeva bile “Dişi Bubka” lakabıyla anılıyor.
Etiketler:
Atletizm,
NTV SPOR,
Spor Tarihinde Bugün
30 Temmuz 2011 Cumartesi
Spor Tarihinde Bugün
30 Temmuz 1995
Miço’nun yeşil sahalara vedası
Fenerbahçe tarihinin unutulmayan kaptanlarından biri olan Müjdat Yetkiner, 1961 yılında İstanbul’da doğdu. 1979 yılında Fenerbahçe altyapısında futbola başladı. Savunma oyuncusu olmasına rağmen hırsı ve mücadeleci yapısıyla kendisine görev verilen her bölgede başarıyla mücadele eden bir isimdi Müjdat. 1980 yılında oynamaya başladığı A takımda 1995 yılına kadar görev yaptı. Fenerbahçe forması giydiği 15 sezonda 3 lig şampiyonluğu, 2 Türkiye Kupası, 3 Cumhurbaşkanlığı Kupası kazandı. Fenerbahçe formasıyla 765 maç oynayarak kulüp tarihine geçen Müjdat Yetkiner, 429 kez Birinci Lig’de forma giydi.
Tüm kariyerini altyapısından yetiştiği Fenerbahçe’de geçiren Müjdat Yetkiner, hâlen sarı-lacivertli formayı resmi maçlarda en çok giyen isim olma unvanını koruyor. Yetkiner’in vedası, 30 Temmuz 1995’te görkemli bir jübileyle olmuştu. Sahaya helikopterle getirilen Müjdat, oğlu Kılınç ile birlikte alkışlar arasında futbola veda etmişti. Fenerbahçe, Müjdat’ın jübile maçında Kocaelispor ile 1-1 berabere kalmıştı...
Etiketler:
Futbol,
NTV SPOR,
Spor Tarihinde Bugün
29 Temmuz 2011 Cuma
Spor Tarihinde Bugün
29 Temmuz 1951
Ali Sami Yen aramızdan ayrıldı
Galatasaray Spor Kulübü’nün kurucusu Ali Sami Yen, 20 Mayıs 1886’da İstanbul Kandilli’de dünyaya geldi. Edebiyatçı Şemsettin Sami’nin ikinci oğlu olan Ali Sami Yen, 15 yaşındayken spor yapmaya başladı. 1906’da mezun olduğu Galatasaray Lisesi’nde edebiyat dersinde arkadaşlarıyla birlikte Galatasaray Spor Kulübü’nü kurmaya karar verdi. Türk spor tarihinin kilometre taşlarından biri olan Ali Sami Yen, Galatasaray’ın bir numaralı kurucu üyesidir.
Galatasaray’ın ilk resmi başkanı unvanını da elinde bulunduran Ali Sami Yen, 1905 ile 1918 yılları arasında, ayrıca 1925 yılında 2 dönemde toplam 14 yıl Galatasaray Kulübü’ne başkanlık yaptı.
Ali Sami Yen ayrıca 1910 yılında İstanbul Ligi Heyet Başkanlığı, 1926-1931 yılları arasında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanlığı görevlerini de yaptı. 1923 yılında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nı kurdu. Türk spor tarihinin bu önemli ismi, 29 Temmuz 1951 tarihinde yaşama veda etti.
Ali Sami Yen adı, şimdilerde Seyrantepe'deki spor kompleksinde yaşıyor...
Yazı: Murat Demiryas
Etiketler:
Futbol,
NTV SPOR,
Spor Tarihinde Bugün
28 Temmuz 2011 Perşembe
Smaç Yarışması?
NBA yokken basketbolu özlemiş olabilirsiniz. Bu özleminizi dindirir mi bilmiyorum ama eğlenceli bir video. Twitter'da @jeskeets'ten gördüm. Tarihin en saçma smaç yarışması olabilir. İkinci smaç eğlenceli ama ilkinde resmen ölüm tehlikesi atlatmış arkadaş. Siz yine de evde denemeyin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







